
Hayatın her alanında verimliliği artıran yapay zeka, küresel çapta yaygınlaştıkça devasa bir çevresel fatura çıkarıyor. Uzmanlar, veri merkezlerinin tükettiği enerji ve su miktarının sürdürülebilirlik hedefleriyle çeliştiği konusunda uyarıyor.
Yapay zeka; süreçleri hızlandırmak, hataları minimize etmek ve karmaşık küresel sorunlara çözüm üretmek gibi sayısız fayda sağlıyor. Ancak bu dijital devrim, beraberinde ağır bir çevresel maliyet getiriyor. Yapay zeka algoritmalarının eğitilmesi ve çalıştırılması için gereken işlem gücü, veri merkezlerini dünyanın en büyük enerji tüketicilerinden biri haline getiriyor.
Başkent Üniversitesi Sürdürülebilir Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi (BÜÇEM) Müdürü Prof. Dr. Nazmiye Erdoğan, yapay zekanın ihtiyaç duyduğu enerji miktarının ilerleyen yıllarda katlanarak artacağını belirtti. Yapay zeka sistemleri sadece elektrik harcamakla kalmıyor; bu sistemlerin aşırı ısınan donanımlarını soğutmak için tonlarca su kullanılıyor.
Kullanıcının yapay zekaya sorduğu her soru veya yaptırdığı her görselleştirme, devasa sunucularda bir işlem başlatıyor. Bu işlem sırasında harcanan enerjiyi dengelemek için devreye giren soğutma sistemleri, yerel su kaynakları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Yani dijital dünyadaki her adım, fiziksel dünyada hem su hem de enerji kaybı anlamına geliyor.
Prof. Dr. Erdoğan, bu teknolojik gelişmenin durdurulamayacağını ancak kullanım alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekanın "gereksiz" ve "keyfi" kullanımından kaçınılması, dijital ayak izini azaltmak adına kritik önem taşıyor.


