
Güzellik uzmanı Nurdan Keçeci, cilt sağlığı ve güneşin uzun vadeli etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Güneş koruyucuların güzellik sektöründe en çok yanlış anlaşılan ürünler arasında yer aldığını belirten Keçeci, SPF’nin bir kozmetik tercih değil, günlük bir sağlık rutini olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Her gün onlarca farklı ciltle karşılaştığını ifade eden Keçeci, toplumda hâlâ güneş koruyucuların öneminin yeterince kavranmadığını söyledi. Cilt yaşlanmasının büyük bölümünün, yanmaya neden olmayan ancak ciltte leke ve kırışıklık oluşturan UVA ışınlarından kaynaklandığını dile getiren Keçeci, bu tehlikenin çoğu zaman göz ardı edildiğine dikkat çekti. SPF algısına da değinen Keçeci, “SPF ne kadar yüksekse o kadar iyi” düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek, SPF’nin yalnızca UVB ışınlarına karşı koruma sağladığını ifade etti. Cildi asıl yaşlandıran UVA ışınları için ürün ambalajlarında yer alan PA++++ (UVA koruma derecesi) ibaresinin çok daha belirleyici olduğunun altını çizdi. Keçeci, PA değeri düşük ürünlerin, SPF oranı yüksek olsa bile uzun vadede yeterli koruma sağlamadığını söyledi. Güneş koruyuculardaki filtre seçiminin de cilt tipine göre yapılması gerektiğini belirten Keçeci, mineral filtrelerin hassas ciltler için uygun olsa da beyaz iz bırakabildiğini, kimyasal filtrelerin ise daha estetik durmasına rağmen bazı ciltlerde tahrişe yol açabildiğini ifade etti.
![]()
Bu nedenle tek bir doğru ürün olmadığını vurgulayan Keçeci, “Gün içinde tekrar sürebildiğiniz güneş koruyucu, sizin için en iyi üründür.” dedi. En sık yapılan hatalardan birinin de güneş koruyucunun gün içinde yenilenmemesi olduğunu söyleyen Keçeci, sabah tek uygulamanın tüm gün için yeterli olmadığını belirtti. Özellikle cam kenarında çalışanların ve ekran başında uzun süre vakit geçirenlerin, iç mekânda dahi UVA ışınlarına maruz kaldığını hatırlatan Keçeci, leke tedavilerine yatırım yapıp güneş koruyucuyu ihmal edenlerin aynı sorunları tekrar yaşadığını ifade etti.Keçeci, cilt bakımında önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Cilt bakımına büyük bütçeler ayırmadan önce bir gerçeği kabul etmek gerekiyor. En iyi anti-aging ürünü, düzenli kullanılan bir güneş koruyucudur. Diğer tüm bakım uygulamaları ancak bundan sonra anlam kazanır.”


