
Türkiye; başta Ege ve Doğu Akdeniz olmak üzere kıyısı bulunan tüm denizlerdeki haklarını korumak adına tarihi bir adım atıyor. Hazırlıkları süren yeni "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" ile Türkiye, denizlerdeki siyasi, askeri ve ekonomik sınırlarını uluslararası hukuk zemininde daha güçlü bir şekilde tahkim edecek.
Türkiye'den Ege ve Akdeniz için kritik bir hamle geldi. Atina’nın Avrupa Birliği platformları üzerinden sunduğu tek taraflı haritalara karşı Türkiye, kendi ulusal planını hazırlayarak UNESCO ve Birleşmiş Milletler’e sundu. 1982 tarihli Karasuları Kanunu’ndan 44 yıl sonra hayata geçirilecek olan bu yeni yasa; kıta sahanlığı, bitişik bölge ve münhasır ekonomik bölge gibi kavramları net birer yasa maddesi haline getirecek.
Yeni yasayla birlikte Türkiye; Karadeniz ve Akdeniz’deki karasularının 12 deniz mili olduğunu kanun hükmüne bağlıyor. Ege Denizi'nde ise mevcut durum korunarak karasularının 6 deniz mili olduğu kayıt altına alınıyor. Yasanın en dikkat çeken maddelerinden biri ise münhasır ekonomik bölgelerde her türlü ekonomik, bilimsel ve çevresel faaliyetin tamamen Türkiye’nin iznine bağlı hale getirilmesi olacak.
Düzenleme ile Cumhurbaşkanı’na, Türkiye’nin henüz münhasır ekonomik bölge ilan etmediği alanları “Özel Statülü Deniz” ilan etme yetkisi veriliyor. Bu hamle, Doğu Akdeniz gibi stratejik bölgelerde Türkiye'nin hak iddia ettiği alanlarda operasyonel ve hukuki esneklik sağlayacak. Çıkarılacak kanun, sadece mevcut yetki alanlarını değil, Türkiye’nin uluslararası hukuka uygun olarak hak sahibi olduğu tüm deniz alanlarını kapsayacak şekilde tasarlandı.


