
Gaziantep’in binlerce yıllık geçmişi, yeni bilimsel çalışmalarla yeniden ele alınıyor. Türk akademisyenler bu kez rotayı Buzul Çağı’na çevirdi. Akarsu yataklarından mağaralara uzanan araştırmalar, Anadolu’daki insan yaşamına dair bilinenleri sorgulatacak bulgular ortaya koyuyor.
Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri, “Gaziantep İli Pleistosen Dönem Yüzey Araştırması Projesi” kapsamında, Buzul Çağı’nda bölgede yaşayan insan topluluklarının izini sürüyor. Akademisyenler, akarsu yatakları ve eski jeolojik dolgular üzerinde günde yaklaşık 25 kilometre yürüyerek, tarih öncesi insan faaliyetlerini tespit ediyor. Çalışmalar sırasında daha önce bilinmeyen mağaralar, kaya altı sığınakları ve açık alan yerleşimlerine ait arkeolojik bulgulara ulaşılıyor.
2023 yılında başlayan proje kapsamında Yavuzeli, Araban, Şehitkamil, Nurdağı’nın doğu kesimleri ve İslahiye’deki çalışmalar tamamlandı. Önümüzdeki süreçte Nizip, Oğuzeli ve Şahinbey ilçelerinde de araştırmaların sürdürülmesi planlanıyor.
Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Baykara, Gaziantep’in Buzul Çağı araştırmaları açısından Türkiye’de özel bir konuma sahip olduğunu vurguluyor. Baykara’ya göre Gaziantep, yalnızca bir geçiş güzergâhı değil; insan topluluklarının uzun süreli olarak yaşadığı önemli bir yerleşim alanı niteliği taşıyor. Kaya altı sığınakları, mağaralar ve açık alan yerleşimleri, tarih öncesi insanların sert iklim koşullarına nasıl uyum sağladığını gözler önüne seriyor.
Yapılan analizler, Gaziantep’teki insan varlığının yaklaşık 1 milyon yıl öncesine kadar uzandığını ortaya koyuyor. Yontma taş aletler ise hem üretim teknikleri hem de göç yolları açısından Buzul Çağı insanlarının yaşam mücadelesine ışık tutuyor.


