
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Azerbaycan Milli Meclisi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi, “Dostluk Grupları Çalışma Toplantısı” için Lefkoşa’da bir araya geldi.
KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen toplantıya, üç ülkenin meclislerindeki altı dostluk grubunun başkan ve üyeleri katıldı. Toplantıda, meclisler arası iş birliği konuları ve Türk dünyasındaki son gelişmeler ele alındı. Toplantıda konuşan KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC’nin kültürel kimliği, tarihi bağları ve gönül coğrafyası ile Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Öztürkler, “Ankara, Bakü ve Lefkoşa’dan altı dostluk grubu başkan ve üyelerini bir araya getiren toplantının yeni meclis binasında yapılmasından mutluluk ve onur duyuyoruz” dedi. Türk dünyasında barış, istikrar ve refahın kardeşlik hukukuna dayalı dayanışmayla güçlenebileceğini vurgulayan Öztürkler, Karabağ zaferi sonrası oluşan dayanışma ruhuyla KKTC ve Azerbaycan halkları arasında güçlü bir gönül köprüsü kurulduğunu ifade etti. Öztürkler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova’ya destekleri için teşekkür etti.

Türkiye-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem ise toplantıda Kıbrıs meselesine değinerek, “İki devletli çözüm vizyonunu kuvvetle destekliyoruz. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescili çözümün anahtarıdır” dedi. Erdem, KKTC’ye uygulanan izolasyon ve ambargoların kaldırılması gerektiğini, tanınmanın ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ön koşulu olduğunu belirtti. Azerbaycan-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev de dünyadaki hızlı değişime dikkat çekerek, Avrupa’da yaşanan savaşların güvenlik sistemini bozduğunu söyledi. Feyziyev, “Yeni bir dünya düzeni kurulması ihtiyacı ortaya çıktı. Karabağ sorununun çözümüyle Azerbaycan’ın bu yeni düzende rolünü belirlemesi için uygun bir ortam oluşmuştur” dedi. Toplantı, üç ülke parlamentoları arasındaki iş birliği ve Türk dünyasında ortak politikaların güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.


