
Türkiye’de yenilenebilir enerjide tarihi bir eşik daha aşıldı. Yerli ve temiz kaynaklara yapılan yatırımların meyvesi alınırken, güneş ve rüzgar enerjisinden üretilen elektrik, nisan ayında ülke tarihinde ilk kez kömürden üretilen elektriği geride bırakmayı başardı.
Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerine göre nisan ayında Türkiye’de rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 9.7 olurken, güneş enerjisinin payı ise yüzde 13.1'e kadar tırmandı. Bu iki temiz kaynağın toplam üretimdeki payı yüzde 22.8’e ulaşarak, Türkiye tarihinde ilk kez kömür santrallerinin toplam üretim payını geride bıraktı.
Aynı dönemde, uzun yıllardır üretimin sırtını yasladığı kömürün toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti. Temiz enerjinin yükselişiyle birlikte, dışa bağımlılığı artıran doğal gaz ve ithal kömürün elektrik üretimindeki payında da dikkat çekici bir gerileme yaşandı.
Yenilenebilir enerjideki yüz güldüren tek haber rüzgar ve güneşten gelmedi. Bahar yağışlarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte hidroelektrik üretiminde de büyük bir yükseliş görüldü. Hidroelektrik santrallerinin (HES) üretimi son 8 yılın ortalamasının yüzde 27 üzerine çıktı. Ana havza barajlarına gelen su miktarı da son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.
Enerji uzmanları, rüzgar ve güneşte yakalanan bu tarihi büyüme ivmesinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı ve yeşil dönüşüm hedeflerinde, yenilenebilir kaynak çeşitliliğinin artırılması ve şebeke altyapısının güçlendirilmesi kritik bir rol oynamaya devam edecek.


