
Ankara, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi’ne odaklanırken, Türk savunma sanayisinin İttifak içerisindeki stratejik ağırlığı ihracat verileriyle tescilleniyor. Türkiye, savunma ve havacılık sektöründe dünya pazarındaki yükselişini sürdürürken, müttefik ülkelerle kurulan yüksek teknoloji ortaklıkları ihracat rakamlarını zirveye taşıyor.
Türk savunma ve havacılık sanayisi, son bir yılda ihracatını yüzde 47’nin üzerinde artırarak 10 milyar 885 milyon dolarlık rekor bir hacme ulaştı. Toplamda 178 ülkeye ürün ihraç eden Türkiye, bu başarısının büyük bir kısmını NATO müttefikleriyle yakaladığı yüksek entegrasyona borçlu. İhracatın yüzde 57’si, yani 6 milyar 235 milyon dolarlık kısmı doğrudan NATO üyesi ülkelere gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen savunma sanayii diplomasisi, Türk firmalarının küresel ölçekteki görünürlüğünü ciddi oranda artırdı. ASELSAN’ın ileri teknoloji radar ve haberleşme sistemleri, ROKETSAN’ın hassas vuruş kabiliyetine sahip füze ve mühimmat çözümleri ile HAVELSAN’ın yapay zeka ve komuta kontrol yazılımları, sektörün öncü firmaları olarak uluslararası ortak üretim projelerinde kilit rol oynuyor. Hürjet gibi yerli platformlara yönelik imzalanan uluslararası anlaşmalar ve Malezya gibi ülkelerle kurulan stratejik ortaklıklar, Türk teknolojisinin küresel pazardaki güvenilirliğini perçinliyor.
Savunma sanayisi, sadece hacmiyle değil, üretim kalitesiyle de Türkiye’nin ihracat ortalamasını yukarı çekiyor. Sektörde kilogram başına ihracat değeri 65 doların üzerine çıkarak, Türkiye’nin genel ihracat ortalamasının yaklaşık 40 katı oranında katma değer yarattı. Bu veriler, Türkiye’nin artık sadece hazır ürün tedarikçisi değil, kritik teknolojileri tasarlayan, geliştiren ve müttefikleriyle ortak geleceği inşa eden güçlü bir teknoloji üssü konumuna yükseldiğini gösteriyor.


