
Türk Devletleri Teşkilatı’nın küresel güç dengelerindeki yeri ve artan jeopolitik etkisi, yapılan röportajda uzman isimler tarafından ele alındı. Röportajda, Türk dünyasının son yıllarda daha koordineli ve daha görünür bir aktör hâline geldiğine dikkat çekildi.
Zengezur Koridoru’nun yalnızca bir ulaşım hattı değil, Türk devletleri arasında ekonomik ve siyasi bütünleşmeyi güçlendiren stratejik bir unsur olduğu vurgulandı. Bu sürecin, Ermenistan ve İran ile yürütülen diplomatik temaslar çerçevesinde şekillendiği değerlendirilirken, bölgesel dengelerin hassasiyetine işaret edildi.
Enerji diplomasisi başlığında ise Türk devletlerinin Avrupa’nın enerji güvenliği açısından giderek daha kritik bir rol üstlendiği ifade edildi. Enerji koridorları üzerinden geliştirilen iş birliklerinin, Türk Devletleri Teşkilatı’nın küresel siyasetteki etkisini artıran önemli faktörlerden biri olduğu belirtildi.
Programda ayrıca savunma sanayii iş birliği, İHA ve SİHA teknolojilerinin sahadaki etkisi ile Hazar ve Karadeniz güvenliği ele alındı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın gelecekte NATO benzeri bir yapıdan ziyade, çok taraflı ve dengeli bir güvenlik mimarisi inşa etmeyi hedeflediği; 2040 vizyonu doğrultusunda kurumsal kimliğini güçlendirmesinin jeopolitik etkisini artırabileceği vurgulandı.


